Protez Diş Yapımı: Protezler Hangi Malzemeden Yapılır?

protez diş yapımı

Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalında doktora tezini veren Diş Hekimi Ayşe Gözde TÜRK’ün araştırmalarına göre “Avrupa, Yakın Doğu ve Amerika’da, çok eski tarihlere ait antropolojik bulgular, kaybedilen dişlerin yerine, insan ve hayvan dişleri, kemik, fildişi parçaları ve sedef gibi homolog veya alloplastik materyallerin kullanıldığını göstermektedir”. Peki, 21. yüzyılda protezler hangi malzemeden yapılmakta ve günümüz teknolojisinin ağız ve diş sağlığı açısından faydaları nelerdir?

Kullanılan Yapay Dişler

Santral İzmit Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, protezlerde yapay diş olarak plastik ve porselen (seramik) olmak üzere iki çeşit diş kullanıldığını, porselen dişlerin plastik dişlere oranla daha estetik ve aşınmaya karşı daha dirençli olduğunu, ancak kullanımda çarpmaya bağlı çok ses çıkartma gibi dezavantajlarının olduğunu belirtilmektedir. Bununla birlikte, bazı durumlarda porselen dişler yine de kullanılmakta ve bazı avantajlar sunmaktadır:

  • Cama benzer seramik bir malzeme olan porselen, tıpkı doğal diş minesi gibi yarı saydam bir görünüme sahiptir ve dolayısıyla hastanın ağzındaki diğer dişlere yakın bir diş rengi seçilebilir.
  • Porselen dişler doğal diş gibi görünür. Bu durum onların diğer malzemelere kıyasla daha kolay uyarlanmasını sağlar.
  • Protezlerin hazırlanması için kullanılan pişirme süreci, malzemenin önemli ölçüde sertleşmesini sağlayarak protezin daha uzun süre dayanmasını sağlar. 
Porselen dişlerin kullanıldığı protezlerin en önemli dezavantajları ise sert bir zemine düştüklerinde hemen kırılabilmeleri ve doğal dişlerle temas etmeleri halinde onları aşındırabilmeleridir. Bu nedenle porselen dişler bölümlü protezlere kıyasla tam protezlerde daha sağlıklı kullanılmaktadır.
 
Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi ’nde yayınlanan bir makalede, “Akrilik rezinler diş hekimliğinde uzun yıllardan beri yaygın bir şekilde kullanılmasına rağmen, mekanik özelliklerinin yetersizliği ve bazı vakalara alerjik reaksiyonlara neden olmaları nedeniyle araştırmacılar akrilik rezini güçlendirme veya alternatif rezin sistemleri geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmaktadırlar. Geliştirilen alternatif rezin sistemlerinden birisi de poliamiddir. Poliamid yapısal özellikleri itibariyle esneyebilir, yumuşak ve darbelere karşı dayanıklı bir materyaldir. Son yıllarda piyasaya sürülen ısısal enjeksiyon yöntemi ile uygulanan tam esneyebilir özelliği olan Valplast protez kaide sistemi, tam esneyebilirlik, dayanıklılık, sitotoksik etkisinin olmaması, tesviye ve polisaj işlemlerinin kolay olması özellikleriyle bugün geleneksel protez kaide rezini akrilik materyaline karşı alternatif bir rezin sistemi olarak seçenek oluşturmaktadır” denilmiştir. Ayrıca akrilik dişler, protez kaidesine daha güvenli yapışırlar ve doğru oklüzyon elde etmek için bu dişlerin düzeltilmeleri porselen dişlere kıyasla çok daha kolaydır. Buna  ek olarak fiyatları porselen dişlerle kıyaslandığında çok daha düşük olup, ağırlık olarak da oldukça hafiflerdir. 

Akrilik rezinden yapılan dişlerin dezavantajları ise porselen dişlerden daha çabuk aşınmaları ve birbiriyle temas etmeleri halinde dişlerde değişikliklere neden olmalarıdır. Sonuç itibariyle, akrilik rezin dişlerden yapılan protezlerin beş ila sekiz yılda bir yenilenmeleri gerekebilir, fakat yine de geçmişte kullanılan plastik dişlerden çok daha dayanıklıdırlar.
 
Kullanılan Protez Kaide Materyalleri
 
Çukurova Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden  Yrd. Doç. Dr. Yurdanur Uçar protezlerde kullanılan materyallerle ilgili olarak şu açıklamalarda bulunuyor: “Protetik tedavilerde geçmişten günümüze polimetilmetakrilat, üretandimetakrilat, polikarbonat, ve polisülfon gibi farklı polimerler kullanılmış olsa da, 1937 yılında Dr. Walter Wright’ın geliştirdiği polimetilmetakrilat (PMMA) esaslı akrilik rezinler en sık kullanılan protez kaide materyali olmuştur. Alaşımlar da protez kaide maddesi olarak tercih edilmektedir. Co-Cr, Ni-Cr, Co-Cr-Ni ve son zamanlarda titanyum alaşımları da kaide materyali olarak kullanılmaktadır. Polimetilmetakrilat biyo-uyumlu olması, kullanımının kolay olması, yapımı sırasında kullanılan ekipmanın pahalı olmaması ve boyutsal stabilitesinin kabul edilebilir olmasının yanı sıra su emiliminin düşük olması, ağız içi ortamda kararlı olması ve kolay tamir edilebilmesi gibi birçok avantajlara sahiptir. Diğer yandan çarpma dayanıklılığı ve yorulma direnci gibi mekanik özelliklerinin zayıf olması, aynı zamanda kırılgan olması gibi dezavantajları vardır. PMMA kaidelerin dayanıklılığını arttırmak amacıyla muflalanarak tepilen geleneksel akril kaidelere alternatif olarak ısıtılarak yumuşatılan kaide materyalinin özel bir mufla içerisine basınç altında enjeksiyonu yöntemi geliştirilmiştir. Ivocap sistemi ile hazırlanan PMMA kaidelerin mekanik özellikleri malzemenin muflaya basınç ile gönderilmesine bağlı olarak artmıştır. Ancak konvansiyonel sistem ile muflalanarak hazırlanan kaidelerde olduğu gibi bu sistemle elde edilen materyalin de esneme özelliği olmadığı için tutucu protez kısımları Ivocap ile hazırlanamamaktadır. Ayrıca, hareketli bölümlü protezlerde tutucu kısımlar metalden yapıldığı için polimetilmetakrilat protezler özellikle anterior bölgede çoğu zaman istenilen estetik beklentileri karşılayamamaktadır. Tüm bu özellikler göz önünde bulundurulduğunda metal kaideye gerek olmadan kullanılabilecek tutucu bölgelerde esneyebilen, aynı zamanda dayanıklı alternatif bir kaide materyaline ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Naylon olarak da bilinen poliamid, diamin ve dibazik asitin reaksiyona girmesi ile oluşan termoplastik bir polimerdir. Materyalin naylon ve cam fiberle birleşmesi, sertliğini ve esnekliğini arttırmıştır. Poliamid kaide materyali yapısal özellikleri itibariyle esneyebilir, enerji absorbe edebilir ve darbelere karşı dayanıklıdır. Materyal esnek olduğu için protezin tutucu kısımları metalsiz hazırlanabilmektedir. Bilinen bir sitotoksik etkisi yoktur, tesviye ve polisaj işlemlerinin göreceli olarak kolay olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle polimetilmetakrilata alternatif olarak gösterilmektedir. Polimerin şeffaf yapısı üzerine konduğu dokunun rengini yansıtmakta ve tutucu protez parçalarının estetik görünmesini sağlamaktadır.” Yukarıda belirtildiği gibi, kaide materyali krom kobalt metalden de yapılabilmektedir.
 
Bu amaçla, diş hekimi model oluşturmada kullanılacağı için hastanın damağının (diş etlerinin) ölçüsünü alır. Ardından bu ölçü, dişlerin dizileceği mum model kaidesi olarak kullanılır. Dizilen dişlerin, boyut ve renk olarak uygun olup olmadığı ve yapılan kaide plağının ağza rahatça oturup oturmadığı hastanın ağzında test edilir.
 
Beykoz Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin verdiği bilgide, “Hareketli bölümlü protezler, metal bir iskeletle birbirine bağlı eksik dişlerinizin yerini dolduran dişler ve bunların bağlı olduğu diş eti rengindeki kaideden oluşan protezlerdir. Bu protezler doğal dişlerinize kroşe adı verilen kancaya benzeyen metal yapılarla veya hassas bağlantı denilen aygıtlarla bağlıdır. Ayrıca, doğal dişlerinize yapılacak kuronlar bölümlü protezinizin daha iyi uymasına yardımcı olur” denmektedir. Bu tür protezlerde kullanılan metal iskeletin kırılma riski elbette daha düşüktür. Bu durum metali, ağızda geri kalan doğal dişlerin arkasında tamamen gizlenmiş olan bölümlü protezler için ideal yapar.
 
Protezlerinizin güçlü ve zayıf noktalarını bilmeniz onların ne kadar dayanacağını tahmin etmenizi sağlayabilir. Bir protezin ömrü ağız hijyeni alışkanlığı kazanmanıza da bağlıdır, bu yüzden protezlerin her gün temizlenmesi çok önemlidir. Her şeyden önemlisi, diş eti iltihabı ağrısına ve kanamaya neden olan bakterileri önlemek ve doğal diş etlerinizi protez takacak kadar sağlıklı tutmak için bakımlarının yapılması gerekir.
 
Görüldüğü gibi protez takmak için çeşitli alternatifler vardır. Eğer bu yönde bir tercihte bulunursanız, bu malzemelerin niçin ve nasıl kullanıldığını bilmeniz gerekir. Bu şekilde bilinçli bir tercih yapabilirsiniz.
 
 
 

 

Bu makale ile genel ağız sağlığı hakkındaki konulara ilişkin bilgi verilmesi ve bu konuların anlaşılmasına katkıda bulunulması amaçlanmaktadır. Bununla profesyonel tavsiye, tanı ya da tedavi amaçlanmamaktadır. Sağlık durumunuza ya da tedaviye yönelik tüm sorularınızı her zaman diş hekiminizin ya da alanında yetkin bir sağlık uzmanın tavsiyesine başvurun.

İLGİLENEBİLECEĞİNİZ DİĞER MAKALELER

Plakları olduğu yerde durdurun

Plak, dişlerimizin üzerine yapışan yapışkan bir bakteri topluluğudur. Bakteri plağı dişlerden fırçalama ve diş ipi kullanımı yoluyla temizlenmezse diş taşına dönüşür. Plak ve diş taşı oluşumunu önlemeye yardımcı olan diş macunlarımızdan birini deneyin.