Ağızda Metalik Tat Ne Demektir ve Neden Olur?

ağızda metalik tat

Bazı hastalar ağızlarında metalik bir tat yaşarlar ve nedenleri değişiklik gösterebilir. Endişelenmeli misiniz? Bu hoş olmayan tadın ne anlama geldiğini, bunun neden kaynaklandığını ve nasıl önleyebileceğinizi öğrenmek için yazımızı okumaya devam edin.

Ağızdaki Metalik Tat Nedir?

Paraguzi (disguzi olarak da adlandırılır), ağızdaki metalik tadın tıbbi adıdır. Paraguzi nadir görülen bir kronik rahatsızlıktır. Journal of the Canadian Dental Association’a göre, ilaçlar, psikolojik sorunlar, otoimmün hastalıklar ve nörolojik bozukluklar metalik tat ile bağlantılıdır.

Ağızda Metalik Tat Neden Olur?

Reçeteli satılan birçok ilaç ve takviye paraguziye neden olabilir ancak Cleveland Clinic'e göre, vitaminlerde olduğu gibi bu ilaçlardaki ve takviyelerdeki bileşenlerin vücut tarafından işlendikten sonra etkisi kaybolabilir. Ağız kuruluğu çoğu ilacın yaygın bir yan etkisidir ve ağızda metalik tat oluşumunu artırabilir. Ağız kuruluğunun etkilerini bol su içerek ve şekersiz sakız çiğneyerek azaltabilirsiniz.

Tıbbi ve diş enfeksiyonları özellikle sinüs ve orta kulak enfeksiyonları olmak üzere ağızda metalik bir tada neden olabilir. Kulak burun boğaz uzmanı olarak da bilinen otolaringolojist, kulak, sinüs ve boğaz enfeksiyonlarını teşhis edebilir ve bu enfeksiyonların nasıl tedavi edileceğine dair önerilerde bulunabilir.

Journal of Indian Academy of Oral Medicine & Radiology’de yayınlanan bir çalışmaya göre, akut nekrotizan ülseratif gingivitis (ANUG) olarak bilinen belirli bir diş enfeksiyonu ağızda metalik bir tada neden olabilir. Periodontist olarak bilinen bir diş eti uzmanından veya ANUG'u teşhis edip tedavi edebilen genel diş hekiminden bir randevu ayarlayın. Periodontist, diş etlerinizi iyileştirmeniz için evde ağız bakım rutininizi değiştirmenizi önerebilir. Ağız bakım suyu ile ağzı çalkalamak nefesi tazeler ve diş eti iltihabını önlemeye yardımcı olur. Diş etlerinizi sağlıklı hale getirir ve diş eti iltihabını azaltırsanız, metalik tat azalabilir.

Hamilelik, kemoterapi, radyasyon tedavisi ve gıda alerjileri ağızda metalik tat semptomları oluşturabilir ve bu tür durumlarda ağızda oluşan tat genellikle geçicidir.

Peki Önlenebilir Mi?

Ağızda metalik tat oluşumunu önlemek için yapabileceğiniz birkaç önleyici tedbir bulunmaktadır. Öncelikle, dişlerinizi ve dilinizi günde iki kez fırçalayın, günde bir kez diş ipi kullanın, şekersiz sakız çiğneyin ve bol su için. Sigarayı bırakmanın ve bazı baharatlı yiyeceklerden uzak durmanın yanı sıra metal içermeyen mutfak takımlarına geçiş yapmak da işe yarayabilir.

Bu makale ile genel ağız sağlığı hakkındaki konulara ilişkin bilgi verilmesi ve bu konuların anlaşılmasına katkıda bulunulması amaçlanmaktadır. Bununla profesyonel tavsiye, tanı ya da tedavi amaçlanmamaktadır. Sağlık durumunuza ya da tedaviye yönelik tüm sorularınızı her zaman diş hekiminizin ya da alanında yetkin bir sağlık uzmanın tavsiyesine başvurun.

İLGİLENEBİLECEĞİNİZ DİĞER MAKALELER

YETİŞKİNLERDE AĞIZ VE DİŞ BAKIMI

Genel Bakış

Yetişkin de olsanız, bu diş sağlığı ile ilgili problemlere karşı bağışıklığınız olduğu anlamına gelmez. Evde diş ve ağız bakımınızı etkin biçimde yapmanın yanısıra, yapılacak en iyi şey, kontrol ve profesyonel diş temizliği için diş hekiminizi düzenli olarak ziyaret etmektir. Ayrıca, ortodonti (diş teli), diş beyazlatma (hem diş hekiminiz tarafından hem de evde sizin tarafınızdan uygulanabilen) ve vener kaplamalar gibi bir dizi kozmetik seçeneğiniz de vardır.

YETİŞKİNLİKTE KARŞILAŞILAN YAYGIN SORUNLAR

Yaşlandıkça, yetişkinlerde ağız ve diş bakımı daha önemli hale gelir. Yetişkinlerde ağız ve diş sağlığıyla ilgili bilgi sahibi olmanız gereken sorunlardan bazıları:

Diş Eti Hastalığı – evde uyguladığınız diş fırçalama ve diş ipi ile temizliği içeren rutin ağız ve diş bakımınızı yeterli etkinlikte yapmıyor ve düzenli olarak diş hekiminizi ziyaret etmiyorsanız, dişlerinizin üzerinde bakteri içeren plaklar ve diş taşları birikebilir. Plak ve diş taşları tedavi edilmezse çene kemiğinize ve destekleyici yapılara geri döndürülemez hasarlar verebilir ve diş kaybına neden olabilir.

Ağız Kanseri – ABD Diş ve Kraniofasial Araştırmaları Kurumu'nun araştırmalarına göre, 40 yaş üstü erkeklerde ağız kanseri görülme riskinin en yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Kurum, yaklaşık 43.000 kişiye ağız, dil ya da boğaz bölgesinde kanser teşhisi konulacağını ve bu hastaların 7.000'inin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybedeceğini tahmin etmektedir. Tütün ve alkol ürünlerinin kullanımı ağız kanseri riskini artırmaktadır. Birçok ağız kanseri vakası rutin kontroller sırasında diş hekimi tarafından teşhis edilmektedir.

Diş dolgularının kırılması – Dolguların ortalama ömrü 8-10 senedir. Ancak bazı durumlarda 20 sene ya da daha uzun bir süre de dayanabilir. Ağzınızdaki dolgular kırılmaya başladığında, yiyecek artıkları ve bakteriler bu kırıkların içinden sızarak dolguların altına girebilir ve dişin derinlerinde çürümelere neden olabilir.

Düzenli bir ağız ve diş sağlığı rutini ile dişlerinizi temiz tutun.

Sağlıklı bir ağız için düzenli bir ağız ve diş sağlığı rutini önemlidir. Bir düzen oluşturmanıza yardımcı olabilecek ağız ve diş sağlığı ürünlerimizden birini deneyin.