Kök Rezorpsiyonu (Erimesi): Komplikasyonlar, Nedenler ve Tedavi

Rezorpsiyon, vücudun kemik veya diğer sert doku yapılarını bertaraf etme biçimidir. Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisinde yayınlanan Dr. Dt. Gülay Tüter, Yard. Doç. Dr. Göksun Ayvaz, Prof. Dr. Belgin Bal ve Prof. Dr. Köksal Baloş'un yapmış olduğu bir çalışmaya göre, “Kök rezorpsiyonu, ilk olarak 1959 yılında John Tomes tarafından kök sementinin ve dentinin bir bölümünün kaybıyla sonuçlanan multi faktöriyel bir olgu olarak tanımlanmıştır. Günümüzde dentoalvelar yapıda rezorpsiyon oluşturan faktörler: fizyolojik, lokal, sistemik ve idiyopatik olmak üzere dört ana grup altında incelenmektedir.” Diş kökü rezorpsiyonu, vücut bir dişin kök yüzeyini yavaş yavaş aşındırmaya başladığında oluşur. Bu süreç gayet normal olup süt dişlerinin dökülmesinin doğal bir parçasıdır. Ancak, daimi dişlerde meydana geldiğinde sorun teşkil edebilir.

Normal Kök Rezorpsiyonu

Rezorpsiyon sırasında, bazı hücreler kemik ve diş arasına mesajlar ileterek, diş ve kemik yapısının parçalanabileceğinin veya yeniden oluşturulabileceğinin sinyalini verir. Aynı makalenin devamında Dr. Dt. Gülay Tüter, Yard. Doç. Dr. Göksun Ayvaz, Prof. Dr. Belgin Bal ve Prof. Dr. Köksal Baloş “Daimi diş sürme hareketi sırasında çevredeki bağ dokusu üzerine basınç yaparak ve onu stimüle ederek yolu üzerindeki sert dokularda, yani alveol kemiği ve süt dişi köklerinde rezorpsiyon oluşturması fizyolojik etken olarak tanımlanmaktadır” demişlerdir. Sonunda, süt dişi düşer ve yerini yeni daimi dişin çıkması için bir boşluk bırakır.

Komplikasyonlar

disteli.com.tr’den edinilen bilgiye göre ise “Çok nadir de olsa ortodontik tedavi riskleri arasında diş köklerinin erimesi de yer alır. Ağız bakımının yanlış yapılması ve diş eti hastalıklarının oluşmasıyla birlikte kök erimesi meydana gelebilir.” Braket (diş teli) taktığınızda, ortodonti uzmanı kapanışınızı (alt ve üst çenenin kapatılış şeklini) iyileştirerek dişlerinizi daha iyi bir konuma getirmek için onlara baskı uygular. Hareket eden dişi uyarlamak için kemik yeniden şekillenir. Ancak, rezorpsiyon (erime) çok hızlı gerçekleşirse, kemiği gerçekten değiştirdiğinden diş veya kemik, diş köklerini eritebilir.

Prof.Dr. Feridun ŞAKLAR konuyla ilgili olarak “Rezorpsiyon, osteoklastlar tarafından diş dokusunun yıkılmasıdır ve çeşitli rezorpsiyon türleri vardır. İltihabi kök rezorpsiyonu eksternal rezorpsiyonlar içinde en yıkıcı ve agresif olanıdır. İltihabi rezorpsiyon, dişi haftalar içinde yok edebilir. Bu yüzden iltihabi kök rezorpsiyonun tedavisi, gecikmeden hızlı bir şekilde yapılmalıdır. Dişlerin gereken takibi yapılmalıdır. Bu tip rezorpsiyonlarda histolojik olarak sement ve dentinde çanak şeklinde rezorpsiyon alanları gözükür. Klinik olarak diş mobildir ve ekstrüzedir. Diş perküsyona duyarlıdır ve künt bir ses alınır. Radyografilerde ilk olarak genelde dişin apikalinde gözükür ve zamanla daha belirgin hale gelir. Rezorpsiyon kök dışından içine doğru hızla gelişir. Birkaç ay içerisinde kök bütünüyle rezorbe olabilir” demiştir.

Kök Rezorpsiyonunun Nedenleri

Çeşitli teoriler süreci açıklamaya çalışmıştır ancak rezorpsiyon, ağız hastalıklarının kesin bir yanıtı olmayan bir yönüdür. Avrupa Diş Hekimliği Dergisi, rezorpsiyonun hasta veya ortodonti ile ilgili faktörlere bağlı olabileceğini belirtmiştir. Diğer nedenlerin yanı sıra, astım, alerji, kronik alkol bağımlılığı veya şiddetli maloklüzyon (dişlerin diziliş ve sıralanışındaki bozukluklar) bulunan hastalarda rezorpsiyon oluşma ihtimali daha yüksek olabilmektedir. Ayrıca, genetik, yaş ve cinsiyet de bu konuda rol oynayabilir. Ortodonti ile ilgili faktörler, ortodontik tedavinin süresini, dişe uygulanan kuvvetin miktarını ve dişin hareket etmekte olduğu yönü içerir.

Rezorpsiyonun Tedavisi

Rezorpsiyonun kesin nedeni bilinmediğinden, kök rezorpsiyonunu tedavi etmenin en iyi yolu onu önlemektir. Ortodontistler tedavi sırasında periyodik olarak hastanın ağzının röntgenini çekmeliler. Kökler çok kısa görünmeye başlarsa, bu, tedavinin değiştirilmesi gerektiğinin bir işaretidir. Aşırı rezorpsiyon durumu ender görülür, ancak diş problemleri erkenden tespit edilebileceği için diş hekiminize düzenli olarak görünmeniz oldukça faydalıdır. Dişlerin günde iki kez fırçalanmasını ve diş ipi ile temizlenmesini de kapsayan uygun ağız hijyeni alışkanlıklarını sürdürmeyi unutmayın. Daha iyi bir ağız sağlığı için günlük rutininize bakterileri 24 kat daha fazla yok eden bir ağız bakım suyu ekleyebilirsiniz.

Bu makale ile genel ağız sağlığı hakkındaki konulara ilişkin bilgi verilmesi ve bu konuların anlaşılmasına katkıda bulunulması amaçlanmaktadır. Bununla profesyonel tavsiye, tanı ya da tedavi amaçlanmamaktadır. Sağlık durumunuza ya da tedaviye yönelik tüm sorularınızı her zaman diş hekiminizin ya da alanında yetkin bir sağlık uzmanın tavsiyesine başvurun.

İLGİLENEBİLECEĞİNİZ DİĞER MAKALELER

YETİŞKİNLİKTE KARŞILAŞILAN YAYGIN SORUNLAR

Yaşlandıkça, yetişkinlerde ağız ve diş bakımı daha önemli hale gelir. Yetişkinlerde ağız ve diş sağlığıyla ilgili bilgi sahibi olmanız gereken sorunlardan bazıları:

Diş Eti Hastalığı – evde uyguladığınız diş fırçalama ve diş ipi ile temizliği içeren rutin ağız ve diş bakımınızı yeterli etkinlikte yapmıyor ve düzenli olarak diş hekiminizi ziyaret etmiyorsanız, dişlerinizin üzerinde bakteri içeren plaklar ve diş taşları birikebilir. Plak ve diş taşları tedavi edilmezse çene kemiğinize ve destekleyici yapılara geri döndürülemez hasarlar verebilir ve diş kaybına neden olabilir.

Ağız Kanseri – ABD Diş ve Kraniofasial Araştırmaları Kurumu'nun araştırmalarına göre, 40 yaş üstü erkeklerde ağız kanseri görülme riskinin en yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Kurum, yaklaşık 43.000 kişiye ağız, dil ya da boğaz bölgesinde kanser teşhisi konulacağını ve bu hastaların 7.000'inin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybedeceğini tahmin etmektedir. Tütün ve alkol ürünlerinin kullanımı ağız kanseri riskini artırmaktadır. Birçok ağız kanseri vakası rutin kontroller sırasında diş hekimi tarafından teşhis edilmektedir.

Diş dolgularının kırılması – Dolguların ortalama ömrü 8-10 senedir. Ancak bazı durumlarda 20 sene ya da daha uzun bir süre de dayanabilir. Ağzınızdaki dolgular kırılmaya başladığında, yiyecek artıkları ve bakteriler bu kırıkların içinden sızarak dolguların altına girebilir ve dişin derinlerinde çürümelere neden olabilir.

Düzenli bir ağız ve diş sağlığı rutini ile dişlerinizi temiz tutun.

Sağlıklı bir ağız için düzenli bir ağız ve diş sağlığı rutini önemlidir. Bir düzen oluşturmanıza yardımcı olabilecek ağız ve diş sağlığı ürünlerimizden birini deneyin.