Hamilelikte Aft ile İlgili Bilinmesi Gerekenler

husband resting hands on pregnant stomach

Hamilelik sırasında sağlığınızla meşgul olmak en yüksek önceliğe sahiptir, ancak vücudunuzda meydana gelen çok sayıda değişiklik nedeniyle, bir hastalığın hamilelikle mi yoksa daha derin bir sorunla mı ilgili olduğunu belirleme konusunda sorun yaşıyor olabilirsiniz. Hamilelik sırasında aft yarası yaygın olsa da, daha ciddi bir rahatsızlığı gösteren dikkat edilmesi gereken bazı işaretler vardır.

Hamilelikte Aft

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Ve Araştırma Hastanesinden Op. Dr. Hasan Emre Koçak aftı şöyle tanımlıyor: “Aft diye de bilinen ağız yaraları (ülserleri), ağızda dil, diş eti, yanak, damak gibi hassas bölgelerde meydana gelen kişinin yemek yemesine, bir şeyler içmesine, konuşmasına engel olmakta hatta tükürük salgılarını bile kontrol edememesine neden olan mukozal hasardır.” Bulaşıcı olmayıp genellikle kendiliğinden ortadan kalksalar da, bir şeyler yerken ve konuşurken acı verici ve rahatsız edici olabilirler.

Hamileyken aft yarasına daha yatkın olduğunuzu öğrenmeniz sizi şaşırtabilir. Aftla ilgili Hürriyet Gazetesi bizleri şöyle bilgilendirmektedir: “Aft oluşumu çok yaygındır; toplumda en az beş kişiden biri aft sorunu ile karşı karşıyadır. Kadınlar erkeklere göre daha hassastır. Aftın neden oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. Tek bir kişi için bile birden fazla faktör geçerli olabilir. Aft yaralarının oluşumuna bakteri ya da virüs neden olmaz. Aftın oluşumunu hızlandıran ya da seyrini kötüleştiren birçok faktör vardır.“

Hamileliğinizin ilk üç ayında hormon seviyesi yükselir ve bazı kadınlarda daha sık aft yarası görülebilir. Stres, sorunu daha da alevlendirebilir. Hamilelik sırasında çeşitli duygular yaşıyorsanız, aft yaraları bu yoğun ruh halinin ve hormon dengesizliğinin bir yan ürünü olabilir.

Hamilelikte Aft Yarasının Nedenleri

Medical Park Hastanesi uzmanları aft yarasının nedenlerini şöyle sıraladı: “Genetik yatkınlığın yanı sıra travma, stres ve kaygı bozuklukları, sigara kullanımı, tütün çiğneme, premenstrüel dönem, ilaç kullanımı, folik asit, B12, demir ve çinko gibi vitamin eksiklikleri, bağışıklık sisteminin zayıf olduğu hastalık dönemleri, hormonal değişiklikler, sirke, turşu, tuzlu ve baharatlı yiyeceklerin tüketilmesi, diş macunu içeriğindeki sodyum lauryl sülfat adlı köpük artırıcı madde, sistemik hastalıklar ve alerji gibi pek çok faktör aft oluşumuna sebep olabilir.”

Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Koordinatörü Op. Dr. Cihangir Yılanlıoğlu folik asitle ilgili “Gebe kalmaya karar verdikten sonra ve gebeliğin 12. haftasına kadar alınması tavsiye edilen folik asit, B vitaminleri grubundadır. Bebek gelişimi sırasında folik asit takviyesi kullanmak bebeğin normal gelişim şansını artırır. Folik asite en az 0,4 miligramlık tabletler halinde, gebe kalma kararından yaklaşık 3 ay önce başlanmalı ve gebeliğin ilk 12 haftası boyunca sürdürülmelidir“ dedi. Ayrıca Medikal Akademi'de yer alan bilgide, “Hamilelik döneminde bağışıklık sistemi diğer dönemlere göre daha savunmasız olur ve dolayısı ile bazı hastalıklara yakalanma riski daha fazladır. Boğaz ağrısı, grip, soğuk algınlığı ve nezle gibi üst solunum yolları hastalıklarına yakalanma olasılığı gebelik döneminde daha fazladır. Bu dönemde oluşan boğaz ağrısını kontrol altına almak için sorunu başlangıç aşamasında tedavi etmek gerekmektedir. Gebelik dönemi ilaç kullanımı için uygun bir dönem olmadığından dolayı boğaz ağrısı için doğal ve bitkisel ürünlerden yararlanılabilir” diye belirtilmektedir. Aft yaraları virüs bazlı olmasa da, hamilelik sırasında onları daha sık yaşıyorsanız, folik asitte veya bağışıklık sisteminizin bakterilerle mücadele etme biçiminde bir eksiklik olabilir.

Daha Derin Bir Sorunun Belirtileri

Hamilelik sırasında yaşadığınız tüm belirtileri doktorunuza bildirmeniz gerekir. Diş Hekimi Pertev Kökdemir, ağız ülserleri (aft yaraları) ve ağız kanseri hakkında bizlere şöyle bilgi vermektedir: “Ağız ülseri, ağız ve diş etlerinde oluşan ağrılı yaralardır. Ağız ülseri halk arasında aft yaraları olarak da bilinir. Çoğunlukla zararsız olmakla birlikte, ağız ülseri son derece rahatsız edici olabilir ve bazı insanlar için yemek yemeyi, içmeyi, dişleri fırçalamayı ve hatta konuşmayı bile zorlaştırabilir. Kökdemir, ağız ülserleri ile ağız kanseri arasındaki bazı temel farklılıkları ise şöyle sıraladı:

  • Ağız ülseri genellikle ağrılıdır, ağız kanseri değlidir.
  • Ağız ülseri yaklaşık 2 hafta içinde temizlenirken, ağız kanseri ortadan kalkmaz ve sıklıkla yayılır.
  • Ağız kanseri lekeleri kaba ve serttir, sıyrılmaları kolay olmayabliir.
  • Ağız kanseri genellikle dliden, ağzın arkasından, diş etlerinde veya yanaklarda görünen kırmızı ve beyaz alanların veya geniş beyaz alanların karışımıdır.

Ayrıca ağızda veya lenf bezlerinde iyileşmeyen küçük bir kitle nedeniyle doktorunuzdan randevu almanız gerekebilir.

Hamilelikte Aft Yaraları Nasıl Önlenir?

Genel ağız ve diş sağlığınıza öncelik vermeyi başardığınız takdirde, aft ile hamilelik arasında bir bağlantıdan söz edilemez. Bolca dinlenin ve stresi en aza indirmek için önlemler alın. Bu iki strateji sağlıklı bir hamileliği desteklemede işe yarayabilir ve kaygı yalnızca bu beklenmedik yaraların sık sık tekrarlanmasını artırabilir. Besin değeri yüksek ve ağzınızı tahriş etmeyen sağlıklı yiyecekleri tercih edin. İyi bir ağız bakımı, günlük diş ipi kullanımı, hassas diş ve diş etleri için ekstra yumuşak kıllara sahip bir diş fırçası ile dişleri düzenli olarak nazikçe fırçalamayı kapsar.

Bu makale ile genel ağız sağlığı hakkındaki konulara ilişkin bilgi verilmesi ve bu konuların anlaşılmasına katkıda bulunulması amaçlanmaktadır. Bununla profesyonel tavsiye, tanı ya da tedavi amaçlanmamaktadır. Sağlık durumunuza ya da tedaviye yönelik tüm sorularınızı her zaman diş hekiminizin ya da alanında yetkin bir sağlık uzmanın tavsiyesine başvurun.

İLGİLENEBİLECEĞİNİZ DİĞER MAKALELER

HAMİLELİK Döneminde Yaygın Görülen Sorunlar

Hamilelik süresince her tür riski en aza indirmek için, aşağıda dikkat etmeniz bazı genel öneriler ve yaygın karşılaşılan sorunlar yer almaktadır:

  1. Diş Eti Hastalığı –hamilelik süresince, dişlere ve diş etlerine özel ilgi gösterilmesi gerekir. Günde iki kez dişleri düzenli bir şekilde fırçalamak, günde bir kez dişleri diş ipi ile temizlemek, dengeli beslenmek ve diş hekiminizi düzenli ziyaret etmek hamileliğin getirdiği ağız ve diş sorunlarını azaltmaya yardımcı olacaktır.

  2. Diş Minelerinde Aşınma – bazı kadınlarda sabah bulantıları hamileliğin başlıca semptomlarından biridir. Mide bulantısı beraberinde ek mide asidi üretimini getirir ve bu asitler ağzınızda uzun süre kalırsa dişlerinizi aşındırabilir. Asit seviyesini kontrol altında tutmak için ağzınızı suyla ya da florürlü ağız bakım suları ile çalkalayın.

  3. Ağız Kuruluğu –hamilelikte yaşanan ağız kuruluğu sorunu diş çürükleri ve enfeksiyon riskini artırır. Vücudunuzun susuz kalmaması için bol miktarda su için.

Şişmiş diş etleri gününüzü rezil mi ediyor?

Şişmiş diş etleri eğlenceli bir durum değildir. Neyse ki, Colgate'in sizin için bir çözümü var. Diş eti sağlığına yönelik geliştirilmiş ürünlerimizden birini deneyin.