Diş Eti Hastalıklarında Antibiyotik ve Antimikrobiyal Tedavi

Antimikrobiyal tedavi, ağızdaki bakteriyel enfeksiyonların gelişimini ortadan kaldırmak veya azaltmak için kullanılan bir oral tedavi şeklidir. Terapi, ağrıya, diş eti kanamalarına ve dişlerin sallanmasına neden olabilecek enfeksiyonlardan kaynaklanan periodontal hastalığı (diş ve diş eti hastalıklarını) önlemeyi amaçlar.

Hazırlık ve Tedavi

Diş hekiminiz antimikrobiyal tedavinin uygulanacağına karar verirse, muhtemelen diş yüzeyi temizliği ve kök yüzeyi düzleştirmesi ile işe başlayacaktır. Bu işlemde diş taşı temizleyicisi, ultrasonik temizleyici ya da diş lazeri kullanılarak plak periodontal ceplerden uzaklaştırılır. Diş hekimleri 5 mm derinliğin üzerindeki periodontal ceplerin oluştuğu ciddi vakalarda, diş ve kök yüzeyleri etrafındaki periodontal enfeksiyonu temizlemek amacıyla diş eti flep cerrahisi uygulayabilir. Bu uygulama hastanın rahatsızlığını azaltmak amacıyla genellikle lokal anestezi kullanılarak gerçekleştirilir.

Ardından, diş hekimleri plak oluşumunu önlemek ve diş eti dokusunun iyileşmesini sağlamak amacıyla uygulama yapılan dişin yüzeyini ve diş taşlarını temizler. Ayrıca, hekiminiz sonraki yedi ila 10 gün boyunca kullanmanız için antiseptik ağız bakım suyu kullanmanızı önerebilir ya da antibiyotik ilaçlar yazabilir.

Antiseptik Ağız Bakım Suları

Antiseptik solüsyonlar içeren ağız bakım suları, ağızdaki diş eti dokusunda üreyen bakterilerin çoğalmasını kontrol etmeye ve dişlerin etrafındaki cepleri temizlemeye yardımcı olur. Hacettepe Üniversitesi Diş hekimliği Fakültesi Pedodonti Ana Bilim Dalında yaptığı uzmanlık tezinde Dt. Tayyibe Aslıhan İŞCAN, antimikrobiyal özelliklere sahip olan ağız gargaralarının, kimyasal olarak mikroorganizmaların sayısını azaltarak ağızdaki kötü koku oluşumunu önlenebileceğini ve bu ürünlerde sıklıkla kullanılan aktif maddelerin klorheksidin, esansiyel yağlar, triklosan ve ketilpiridinyum klorür olduğunu belirtmiştir.

Diş Eti İltihaplarında Antibiyotik İlaçlar

Reçeteli antibiyotikler ağız apsesi gibi enfeksiyonları azaltmak amacıyla tedavilerde yaygın bir şekilde kullanılıyordu, ancak bakterilerin belirli tiplere karşı direnç kazandığı belirlendikten sonra daha fazla önerilmemeye başlandı. Antibiyotik kullanımlarıyla ilgili Türk Pedodonti Derneği uzmanları bizleri şöyle bilgilendiriyor: “Yumuşak doku yaralanmaları, komplike kron fraktürü, travma sonrası dişin ciddi boyutta yer değiştirmesi, yaygın gingivektomi operasyonları, şiddetli ülserasyonlar antibiyotik kullanılabilecek durumlardır. Aynı zamanda ağızdaki bir yaraya enfeksiyonun eşlik ettiği düşünülüyorsa da (şişlik, kızarıklık, lokal ısı artışı) antibiyotik kullanılabilir.” Diş hekimi ayrıca doksisiklin veya minosiklin toz içeren antibiyotik jeli doğrudan diş eti dokunuzun altına yerleştirmeyi ve bölgeyi 10 güne kadar periodontal bir paketle kapatmayı içeren lokal antimikrobiyal tedavi önerebilir.

Tedaviden Sonra

Tedaviden en iyi şekilde yararlanabilmek için antimikrobiyal tedaviden sonra ağız ve diş sağlığı rutinini sürdürmek son derece önemlidir. Öncelikle, dişlerinizi günde iki kez en az iki dakika boyunca fırçalayın ve günde en az bir kez diş ipi kullanın. Lokal tedavi gördüyseniz, periodontal paketin (boşluk oluşan bölge) yerini korumak için bir veya iki gün diş ipi kullanmaktan kaçının. Daha sonra, diş etleri için geliştirilmiş diş eti koruması sağlayan ağız bakım suları ile ağzınızı güzelce çalkalayın.

Diş hekiminiz herhangi bir antibiyotik verdiyse, bakteri direnci riskini azaltmak için ilacın tamamını tam olarak tarif edildiği şekilde kullanmanız gerekir. Periostat verilen hastalarda, bu, bakterileri öldürmekten ziyade enfeksiyona karşı bağışıklık sisteminin yanıtını azaltmak için altı aya kadar alınması gereken düşük dozda bir doksisiklindir.

Ağzınızın beklendiği gibi iyileşip iyileşmediğini tespit etmek amacıyla tedaviden sonra iki ila üç ay içerisinde bir randevu ayarlayabilirsiniz. Problemin devam etmesi halinde diş hekiminiz alternatif yollar önerebilir. Her şey yolunda giderse, yıllık düzenli periodontal muayene, rutin diş temizliği ve parlatma işlemlerinize ve her dört ila beş yılda bir ağzınızın tamamının bir röntgenini çektirmeye devam edebilirsiniz.

Antimikrobiyal tedavi sonrasında da ağız-diş sağlığı ve genel sağlığınız için diş hekiminize veya dental hijyeniste düzenli ziyaretler gerçekleştirerek ağzınızı ve dişlerinizi temiz tutabilirsiniz.

Bu makale ile genel ağız sağlığı hakkındaki konulara ilişkin bilgi verilmesi ve bu konuların anlaşılmasına katkıda bulunulması amaçlanmaktadır. Bununla profesyonel tavsiye, tanı ya da tedavi amaçlanmamaktadır. Sağlık durumunuza ya da tedaviye yönelik tüm sorularınızı her zaman diş hekiminizin ya da alanında yetkin bir sağlık uzmanın tavsiyesine başvurun.

İLGİLENEBİLECEĞİNİZ DİĞER MAKALELER

DİŞ ETİ HASTALIĞINI Önlemek için En Etkin Yöntemler

  • Dişlerin doğru şekilde fırçalanması ve diş ipi ile düzenli temizlenmesi

  • Bakterileri temizlemek için bakteri önleyici diş macunu ve ağız bakım suyu kullanılması

  • Yılda iki kez profesyonel diş temizliği ve kontrol için diş hekiminin ziyaret edilmesi

Diş eti hastalığını önlemeye yardımcı olabilecek basit bir yöntem

Diş eti hastalığı, diş etleri üzerindeki bakteri plağı diş fırçalama ve diş ipi kullanımı ile doğru ve yeterli temizlenmediğinde ortaya çıkar. Neyse ki bu durum önlenebilir. Bakteri plağının yeniden oluşumunu azaltmak ve diş eti hastalığını önlemeye yardımcı olmak için özel olarak geliştirilmiş diş macunlarımızından birini deneyin.